28 Kasım 2010 Pazar

düşüş..


son bir yıl içinde geldiğim noktayı izliyorum. sabahın 4ünde uyandım ve ağzıma gelen ilk tat pişmanlıktı. uyandığım için pişmandım. sadece uyurken canım yanmıyor gibiydi. yeniden istedim ama olmadı. hergün daha fazla batıyor gibyim. artık bu dibi olmalı dediğim yerlere bile oldukça aşağıdan bakıyorum şimdi. daha çok sigara, daha çok içki, daha çok pişmanlık..
son 1 ayda 3 kilo verdim ki, bu benim toplam mevcudiyetim içinde oldukça önemli yer tutuyor. aynaya baktığımda gördüğüm şey huysuz bir karga. durmadan kafamda irade ve akıl şablonu dönüp duruyor ve bu hiç tutmadığım bir söz. ne beslenmek ne giyinmek ne yıkanmak ne de çalışmak istiyorum. tek istediğim kaybolmak. elbette bunu da çok iyi başarıyorum. isteyip de yapamadığım bir şey olmamıştır bugüne dek.
evim tarihinde ilk defa leş gibi, ayakkabıyla girilecek aşamaya geldi. aynı giysilerle günlerce yatıp kalkıyorum. dişlerimi fırçalamıyor, yüzümü yıkamıyorum. eve bile pek gitmiyorum aslında. o küçük ev bana çok büyük. aptal küçük odalarında kayboluyorum. soğuk ve anlamsız. hiçbirşey okumuyorum, yazmıyorum. aşık olduğum trompeti haftalardır elime almıyorum. başladığım filmleri bitiremiyorum. yemek yiyemiyorum. ağzım da sürekli bir pas tadı. odaklanabildiğim tek şey artık elimin bir uzantısı haline gelen cep telefonu. o da hiç çalmıyor zaten.
kendime küstüm. zayıflığım ve tembelliğim yüzünden kızgınım. bir düğmeye basıp değişimi başlatmam gerek ama yapamıyorum. yapmıyorum. sanki lanet olası kanama kendiliğinden duracak gibi geliyor ama durmuyor. bu açık yarayı açık tutmak işime geliyor. bir kurban! melodram kraliçesi.
kendime müdahale etmek istiyorum. ama tamam artık bugün son dediğim pek çok günün gecesi aynı hikaye baştan yazılıyor. her pazartesi rejime başlayan bir obezim. her pazartesi sigarayı bırakan bir astımlı.
sanki ne zaman istersem baştan başlayabilmemi sağlayan bir süper gücüm vardı ve ben yediğim zehirli bir mantarla onu kaybettim. sanki herşey bir oyundu ve ben de güya kuralları çok iyi biliyordum, kaybetmem mümkün değildi ama kaos beni ders tekrarına mecbur bıraktı. bu yıl sınıfta kaldım.
"acaba olur mu? kendiliğinden olmaz."

kış.

..gezegeninde adaptasyon önemlidir. istersin-bir tembel olarak- herşey alıştığın gibi devam etsin. ama etmez. mevsim değişr. zaten en önemli şeydir değişim, ve güya senin en sakındığın kendini. yapışıp kalmak istersin sırf zor geldiği için. neyseki hayatta kalma güdüsü daha güçlüdür. falan filan. sokim böle aşka..