"-İşten çıkınca ne hissediyorsun?
-Normal halime döndüğümü|hissediyorum.
-Normal halden kastın nedir?
-Normal bir adam olmak..Bana göre normal bir adam...başını kadının kalçalarına bakmak için çeviren adamdır.Sadece başını|çevirmek de değil. 5, 6 tane kıstas var. Kendine denk, ona benzeyen insanları bulduğu için mutludur. O yüzden kalabalık kumsalları sever. Futbol, şehirdeki barlar...
-Piazza Venezia'ya gitmek mesela.
Kendine benzeyen insanları sever. Farklı olanlara ise güvenmez. O yüzden sıradan bir adam gerçek bir ahbap ve gerçek bir yurttaştır. Tam bir vatanseverdir.
- Gerçek bir faşist yani."
Usta Bertolucci'nin affına sığınarak yapıyorum bu alıntıyı. Başka türlü tasvir etmek pek olanaklı değil benim kısıtlı ifade gücüm için. Yine kendimi beş para etmez bir oyunun karın tokluğuna elde dilmiş yan rollerinden birinde sanıyorum. Bu oyunu izlerken ayırıyorum ki yaşadığım hayat bana çok ucuza kakalanmış bir senaryo. İyi paketlendi diye yaşayıp duruyorum. Üstelik öyle acımasız bir sözleşmeyi öyle kanlı imzalamışım ki perde kapanana dek- hiç alkış duymasam da- buracıkta rol kesmeyi sürdüreceğim. Bir ihtimal aklımı koruyabilirsem; ve belki zaman zaman akıllı da olabilirsem sabote edebilirim.. Bu da bana sadece özsaygı kazandırır. Esaretimi artık hiçbir kahraman sona erdiremez. Çünkü kendisi çoktan vurulup düştü..
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder