24 Mayıs 2009 Pazar
L'avventura (1960)
Anladık İtalyanların kafası karışık; ama bizimkini de karıştırmaya niye çalışıyorlar? Kayıp Anna'nın gerilimi Claudia'nın sarı saçlarını dağıtması ve rüzgarlara bırakması yüzünden iyice perçinleniyor. O parafinli eller, o törpülenmiş topuklar, o coşmuş yunan heykeli beyazlığı... Ah Claudia ah! Neden aşk? Neden ihanet? Hani sadakat?! Senin inci küpelerin, ipek fularların, iyi terzilenmiş aristokrat tayyörlerin yüzünden bu haldeyiz.. Terkedilmiş kasabaların tozlu kiliseleri bunlarıda mı görecekti? Başlarken bu film bitmez dediğimiz onca Lynch'te sonra Antonioni'nin bu bize ettikleri reva mı? Tamam razıyım. Hepsini tüketecek ve sonra da yeniden düşüneceğim.. Hakettim bunları.. Hepimiz hakettik..
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
1 yorum:
Bebeğim, moda ayrıntılarını kaçırmamana şaşırmadım ama, "coşmuş Yunan heykeli beyazı" tarifine şapka çıkarıyorum.
İnternette nadir de olsa esaslı Antonioni filmi eleştirisine rastlayabiliyorsun. Çünkü Antonioni filmi okumak bana edebiyat yapmak gibi bir uğraşı gibi geliyor uzaktan. Adamın perdede yapıp bitirdiği şeyi söze dökünce aynı duyguyu vermiyor. Filmleri hikaye edemiyorsun. Özetleyemiyorsun. Anca böyle yukardaki tarifin gibi şahane buluşlar yapabiliyorsun. Şairane.
Yorum Gönder