Şiddetin tezahürleri o kadar çeşitli ki; acaba bu çeşitlilikte aşk var mıdır ya da sevgi diye.. Hayretler içindeyim gerçekten.. Bir amerikan günah çıkartması daha. İnsanın sevdiği birini kaybetmesindan daha korkunç olan bir şey var; kaybının orospu çocuğu olduğunu öğrenmesi. Ve daha da kötüsü tüm bunların uğruna feda edildiği değerlerin beş para etmeyeceğini farketmesi.. İşte sürekli tekrarlanan bir vatan-millet öyküsü. Bir idealler ve adanmışlık masalı mı demeli.. Dinlerin modası mı geçiyor, yoksa bu afyon daha mı ucuz? Daha mı kolay yayılıyor? Şiddet bulaşıcı ve bağımlılık yapıcı. Özellikle de toplumsallaşınca. Paketlenince. Etiketlenince. Bir amaca alet edilince. Kutsal bir amaca.
Gerçekten çok karamsarım şu anda. Bahsini ettiğim feci bilinmeyenli ama çok tanıdık denklemde bir değişken daha var. İnsan tüm bunlara rağmen devam edebilir. Ama kendini kandırması uzun bir süre ve sonra malesef ayılması.. Kendini başka biri sanması; ama olmaması. Buna dayanamayabilir işte.. Ve hatta lütfen artık buna dayanamasın..
Buraya künye koymak boynumun borcu; adamın emek emek filmini başlık yaptım, esinlendim, döşedim ve böylece basıp gidemem. 2007 yapımı filmi Paul Haggis yazmış yönetmiş, ellerine sağlık. (kendisini biraz daha yakından izleme kararını almıştım zaten.) Filmin aslanı Tommy Lee Jones, kaplanı Charlize Theron..
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder