8 Ağustos 2009 Cumartesi

Dream

Aslında iki güzel rüyayı birden kayıt altına almak istiyorum(kayıt?) Birincisi hafta içi gördüğüm pek öğeli(?) rüya; sadece 1 günlüğüne karşıyaka şubeye çalışmaya gidişimin öyküsü. Nedense karşıyaka şubeye kendi evimden değil yenişehirden ulaşıyorum. Belki de rotasyonu şubeye gittiğimde öğreniyorum. Ama kıyafetim fazla iyi. Hazırlıklı gibiyim. Ve heyecanlı. Siyah uzun bir elbisem var. Siyah elbisem. Onlara uygun botlarım var. Tam nasıllarını hatırlmıyorum ama kıyafetim için çok uygun olduğunu ve bundan çok hoşlandığımı hatırlıyorum. Kasım ayının başları olmalı. Rüzgar ve yağmur var. Ama çok soğuk değil. Hatta tempolu yürüyüşüm yüzünden bunalıyorum ve paltomu çıkarmayı düşünüyorum; ama yapmıyorum. 06'ya gidiyorum, kahvaltılık birşeyler almaya; belki de kahvaltımı orada edeceğim. İki porsiyon su böreği söylüyor ve anında fazla geleceğini düşünerek pişman oluyorum. Çünkü her ikisini de ben yiyeceğim. Çünkü Orçun kahvaltıda su böreğini biraz ağır buluyor. Saat sekizbuçuğa geliyor. Sonra kapının önüne çıkıp caddeye doğru bakıyorum. Orçun geliyor. Kalabalığın içinden yürüyor. Çok heybetli ve güzel. Beyaz kürk yakalı bir palto var üstünde. Çok yakışmış ona. Füme renkte bir takım elbise giymiş, önünü kapatmamış paltonun. Bu da rüzgara koz vermiş. Ona bakıyorum. Bana gelişine.. Çok güzel göründüğünü düşünüyorum. Ama kaygılı. Neden? Geciktiğimiz için mi? Henüz gecikmedik. Ama vaktimiz çok daraldı. Pek romantik bir kahvaltı olmayacak....


Diğer rüya ise Kim Ki Duk'un son şiiri..Bu koreliler kahvaltıda mısır gevreği yiyip geceleri kalsiyumlu süt içmeye başladı herhalde.. Adamlara amerikanvari bir güzellik hasıl oldu.. Ne kadar eleştirsem de o kadar gözümü alamıyorum.. Hem yumuk gözlü hem atletik.. Hem de KimKiDuk.. Töbe töbe...

Hiç yorum yok: