23 Kasım 2008 Pazar

Diamonds Are Forever

Aman tanrım- korkunç yaa. Bu kadar berbat bir film olamaz.. İki oturumda ve güçlükle bitirebildim. Bond olanca maçoluğu ve Sean Connery artık kırlaşmaya başlayan saçlarıyla çok kötüydü. Kötü dövüş sahneleri, aptal kötü adamlar, berbat teknolojik aletler. Senenin sadece 1971 oluşuyla avunmak isterdim ama.. Bond kızı Jill St. John nefis bir kızıl olmakla beraber dimağıma kazınmadı açıkçası. Ama bu filmi çok önemli yapan bir şey var; Mr. Kidd(Putter Smith) ve Mr. Wink(Bruce Glover) diye iki eleman; gay oldukları vurgulanmış saçma sapan şekillerde, önemi olmamakla beraber. Bu arkdaşlar partner, kötüye çalışıyorlar ama hangi düzeyde tam kestiremedim- açıkça katiller ama. Ve öyle bir fotoğrafları var ki, kibar, sakin ve esprili.. Haneke'nin Funny Games'indeki Paul ve Peter olmasın sakın bunlar. Görür görmez tanıdım bu manyakları. O kadar kabak gibi ortadalar ki.. Müthiş bir esinlenme, süper fikir. Birincisi bu sebeple, ikincisi de Shirley Bassey'nin muhteşem yorumuyla müziği için Diamonds are Forever'a hakkını veriyorum, ama bir kez daha izleyemem.
Bu arada üstüste Bond çaktıkça, ulan bu herif katil ya, uluslararası düzeyde, komutan falan diyorlar ama bildiğin devletin tetikçisi. Kıl oluyorum iyice kendisine, daha da 15 tane film var elimde. Bilmiyorum Daniel Craig'e gelene kadar ne olur, ben sinemanın önünde pankart mı açarım, bilemiyorum.. Pis maço..

1 yorum:

Nicholas Urfe dedi ki...

sinema izleyisinin zeki, çevik ve anarko feminist olanını severim.
demiş bir büyük. rakı.